Ana SayfaGenelKoronavirüs aşısından muaf olacaklar açıklandı

Koronavirüs aşısından muaf olacaklar açıklandı

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalar ile birlikte, Koronavirüs aşısından muaf alacaklar ortaya çıktı. Hadi gelin detaylara birlikte bakalım.

Sağlık Bakanı Fahrettin koca bazı açıklamalarda bulundu ve bunun sonucunda koronavirüs aşısından muaf olacaklar yavaş yavaş belli olmaya başladı. Küresel çapta 70 milyona yakın insanın hastalanmasına neden olan ve ölümcül birçok etkisi tespit edilen bu salgın, ne yazık ki bir türlü durmadı.

Ölü sayısının hem Avrupa hem de Türkiye’de ciddi oranda artmaya başladığı son zamanlarda, bazı ilginç detaylar ortaya çıktı. Aşının herkese zorunlu olup olmadığının bilinmemesi detayları daha önemli hale getirdi.

Herkes bu aşıyı olmak zorunda değil

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yapılan açıklamalara bakılırsa; 18 yaşından küçüklere, hamilelere, emzirenlere ve hastalığı son 6 ay içinde atlatmış olanlara herhangi bir aşı işlemi uygulanmayacak.

Koronavirüs aşısından muaf olacaklar

Bugüne kadar ilk defa bilim kurulu veya Sağlık Bakanlığı tarafından aşı olmayacaklar açıklamış oldu. Herkes aşının zorunlu olup olmadığını merak ederken böyle bir açıklama yapılması son derece yerinde oldu.

Türkiye nüfusunun şu anda 83 milyon olduğu tahmin ediliyor. Genel olarak değerlendirildiğinde, nüfusun yüzde 60 gibi bir bölümünün aşılanması gerektiği ifade ediliyor. Aksi halde genel bir koruma sağlamak pek mümkün olmayacak. 4 ila 6 ay aralığında COVID-19 hastalığına yakalananlar tespit edilecek ve aşıdan muaf olabilecek.

Tüm bu açıklamalar yapılmasına rağmen henüz konuyla alakalı bazı soru işaretleri bulunuyor. Birçok kişi aşı olmayacağını söylerken yine birçok kişi bu aşıyı mutlaka olmaları gerektiğini ifade ediyor. Peki siz bu aşıdan muaf olacak mısınız? Yorumlar bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz.

2 YORUMLAR

  1. Zaten aşı olma zorunluluğu olmayacak. İstemeyen olmayabilir. Burada muaf olanlar zaten olması gerekmeyenler, hatta isteseler de yapılmayacak olanlar. Yazı da sanki bir tek bunlar muaf gibi bir algı olabilir. Öyle bir şey yok, isteğe bağlıdır.

  2. avrupa saz çalsa türkiye dans eder.çin kendi halkına uygulamadığı aşıyı satarak para kazanacak.türkiye ise 65 yaş üstüne aşı yaptıracak ki.ölsünler emekliye para vermesin diye..bana kimse aşı yapamaz.çocuklara yapsınlar…🌺Pr. Dr. Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA…
    Ezberleri bozdu.. Dünya Sağlık kartellerini eleştirdi.

    👉Tüm sağlık reçeteleri yalan!!
    👉”Hastaneye giderseniz, sizi zorla hasta ederler.” dedi.
    👉Mr’ların % 90’ı gereksiz yere çekiliyor.
    👉Kanser taramalarının çoğu kandırmaca. İnsanlar kendilerini kullandırmasın
    👉İlaçların çoğu boşa veriliyor. % 37’si çöpe gidiyor.
    👉Antibiyotik yazan değil, yazmayan doktor makbuldür. Ama biz de tam tersi geçerli malesef.
    👉Grip aşılarının etkinliği sıfır. Ben hayatta vurdurmam.
    👉Her yıl gereksiz yere binlerce biyopsi yapılıyor.. röntgen çekiliyor.
    👉Leblebi çekirdek yer gibi anjiyo yapılıyor. Stent takılıyor. Bunlar vücuda zarar veriyor.
    👉Check-up gerçek bir tuzak. Akciğer filmi vücudunuza zarar veriyor.
    👉İnsanlar.. kendiliğinden geçecek hastalıklar için, kesinlikle hastanelere gitmesinler.
    Tahliller vücuda radyoaktif ışın veriyor. Gereksiz ilacın faydası yok, zararı var.
    👉”Başlangıç” diye birşey uyduruldu. Hastalara Alzheimer, reflü, astım başlangıcı teşhisi konuyor. Amaç hastayı boş çevirmemek.
    Başlangıç diye birşey yok. Ya hastasın, ya değilsin.
    👉Kolestrol ilaçlarının tedavi yüzdezi çok düşük. Zararı daha fazla.
    Hayat tarzınızı değiştirmek ilaçtan çok daha etkili. Doğal beslen, hareket et, bu beladan kurtul.
    👉Nodül çok abartılıyor. Nodülün kansere dönüşme ihtimali çok düşük. Bunun için gereksiz tahlil ve teşhisler yapılıyor.
    👉Vitamin haplarının sağlam insanlara hiçbir faydası yok. Ben yorgunum diye vitamin hapı alınmaz.
    👉Köpek balığı kıkırdağı ile kanser tedavi edildiği iddiası tamamen uydurma.
    Köpek balıklarının kansere yakalanmadığı düşüncesi de safsata. Bu hayvanlarda kırk çeşit kanser tespit edildi.
    👉”Bitkisel ilaçların hepsi masumdur. Yan etkisi yok.” düşüncesi doğru değil.
    Unutmayın.. haşhaş, tütün, zehirli mantar da birer bitki.

    * Ayçiçek yağı, mısırözü yağı, margarin ve trans yağ içeren ürünleri kullandın.

    * Tereyağı ve zeytin yağı tuketmedin ki. Organların biri iflas edene kadar bunları yedin.

    * Bulaşık makinesine detarjan ve parlatıcı koyduğunda.. o deterjanı ve parlatıcıyı yediğini fark etmedin.

    * Deterjan yerine karbonat, parlatıcı yerine sirke koyarak.. hem sağlıklı hem de tertemiz bulaşıkların olacağını önemsemedin.

    * Evde basitçe kostik ve zeytin yağını karıştırıp kalıplara dökmek ve kendi doğal sabununu yapmak dururken.. gidip içerisinde bin tane kimyasal zehir olan o sabunlarla her sabah yüzünü bedenini yıkadın.

    * Her gün bu daha da iyi diye pazarlanan o şampuan ebirleriyle saçını yıkadın.

    * Evini arap sabunu gibi doğal yağlarla üretilmiş bir sabun yerine, temiz olsun diye.. çamaşır suyuyla sildin.
    O su, buharlaştıkça soludun ve akciğer kanseri oldun.

    * Yaşamını mahveden büyük şehirde, egzoz gazı solumaya ve araba kullanmaya devam ettin.

    * Doğal beslenmeyen hayvanları, sebze meyve ve tahılları yedin.. ve adına da “doğal beslenme” dedin.

    * Denize lağım ve fabrika atıkları boşaltılırken, o denizden çikartilan balığı yedin, midyeleri yedin.

    * Fast food’un her aşamasının zehir ve ölümcül olduğu bas bas bağırılırken, sen tepsi kadar pizzaları götürüyor, üç katlı hamburgerleri yuvarlıyordun.

    * Evine naylon torba, naylon kıyafet, sentetik ayakkabılar terlikler soktun.

    * Kıyafetlerinde sadece pamuk, bambu lifi, keten tercih etmedin.

    * Sobayı attın ve evine klimayı, bilumum elektrikli ısıtıcıyı soktun.

    * Toprağa dokunmuyor ve stresten gülmsemeyi unutuyorsun.

    Sonuç; sokaktaki her on kişiden üçü kanser. Sen de ya bu üç kişiden birisin ya da tüm bu saydıklarımı ısrarla yapmaya devam edersen.. bir süre sonra dördüncüsü de sen olacaksın.

    Hadi seni geçtik de kardeşim.. peki ya, çocuğunun suçu ne?!

    Değerli dostlar, bu yazımız diğer yazılarımızdan çok farklı.
    Lütfen bunu herkese ulaştıralım.

    Prof. Dr. Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

EN ÇOK OKUNANLAR

DOSYA KONUSU