Evrenin Bebekliğine Açılan Pencere: NASA, İlkel Galakside Gizemli “Toz” Buldu

A conceptual Image of the James Webb Space Telescope deploying into orbit

NASA, evrenin en yaşlı sırlarını çözmek adına gözünü Samanyolu’nun çok uzağındaki, kozmik standartlara göre oldukça küçük ve sönük bir komşuya, Leo P galaksisine çevirdi.

Bu cüce galaksiyi gökbilimciler için bir hazineye dönüştüren şey, onun “kimyasal olarak ilkel” yapısı; yani içinde hidrojen ve helyum dışında neredeyse hiç ağır element (metal) barındırmaması. Bu özellik, Leo P’yi Büyük Patlama’dan hemen sonra oluşan ilk galaksilerin mükemmel bir modern kopyası haline getiriyor. Ancak James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile yapılan son gözlemler, bu “bakir” ortamda teorik olarak orada olmaması gereken bir şeyi, kozmik tozu ortaya çıkardı.

NASA

Bilim dünyasındaki genel kabul, uzay boşluğundaki tozun ve kayalık yapıların, ağır metaller üreten nesiller boyu süren yıldız ölümleri (süpernovalar) sonucunda oluştuğu yönündeydi. Metal fakiri bir ortamda, toz oluşumunun imkansız olmasa da çok zor olduğu düşünülüyordu. Ancak NASA’nın bulguları, Leo P galaksisinde, özellikle de tek bir yaşlı yıldızın etrafında şaşırtıcı miktarda karbon veya silikat kökenli toz bulunduğunu gösteriyor. Bu keşif, evrenin şafak vaktinde, henüz ağır elementler evrene yayılmamışken bile gezegenlerin ve yeni yıldızların yapı taşı olan tozun oluşabildiğini kanıtlıyor. Yani evren, düşündüğümüzden çok daha erken bir dönemde “inşaat malzemesi” üretmeye başlamış olabilir.

Bu bulgu, sadece Leo P’nin tarihini değil, tüm kozmoloji modellerini etkileyecek potansiyele sahip. Eğer ilkel galaksilerde toz üretimi sanılandan kolaysa, Büyük Patlama’dan sonraki ilk yıldızların ve galaksilerin oluşum hızı tahmin edilenden çok daha yüksek olabilir. Çünkü kozmik toz, gaz bulutlarını soğutarak onların kendi içine çökmesini ve yeni yıldızların ateşlenmesini sağlayan en kritik katalizördür. NASA’nın bu keşfi, evrenin “Karanlık Çağları”ndan çıkış hikayesini yeniden yazmamız gerekebileceğini fısıldıyor.

Oppo Reno15 Pro Mini’ye İlk Bakış