Yapay zekanın milyonlarca insanı işsiz bırakacağı korkusu, Avrupa’dan gelen son verilerle şimdilik rafa kalktı. 12.000 Avrupa firması üzerinde yapılan araştırma, AI’nın verimliliği %4 artırdığını ancak kısa vadede istihdam kaybına yol açmadığını kanıtladı.
Avrupa, yapay zeka konusunda garip bir ikilem yaşıyor. Dünyanın en iyi araştırmacılarına ve güçlü sanayi kapasitesine sahip olmasına rağmen, AI kullanımı konusunda hala çekimser. Ancak yayımlanan yeni bir rapor, AI kullanan şirketlerde nelerin değiştiğini somut verilerle gösteriyor.

İşten Çıkarma Yok, “Sermaye Derinleşmesi” Var
Haberin en sürpriz kısmı burası: AI kullanan şirketlerde kısa vadeli iş kaybı oranı tam olarak sıfır. Şirketler insanları kovmak yerine, aynı ekiple çok daha fazla iş üretmeye başladı. Ekonomistlerin “sermaye derinleşmesi” dediği bu süreçte; işçiler görevlerini daha hızlı tamamlıyor ve yapay zekanın desteğiyle daha kaliteli kararlar alıyor. Hatta AI kullanan şirketlerde maaşların (hem toplam bordro hem de kişi başı) arttığı gözlemlendi.
Devler Kazanıyor, KOBİ’ler Geride Kalıyor
Verimlilikteki bu %4’lük artış her yere eşit dağılmıyor. Rapor, “Dijital Uçurum”un derinleştiği konusunda uyarıyor:
Büyük Şirketler: Halihazırda veri sistemleri kurulu olduğu ve teknoloji uzmanlarına erişebildikleri için devasa kazanımlar sağlıyor.
Küçük İşletmeler (10-49 çalışan): AI’dan neredeyse hiç faydalanamıyorlar. Süreçleri yeniden tasarlayacak bütçe ve yetkinlikleri yok.

Teknoloji Satın Almak Yetmiyor: “Eğitim” Her Şeydir
Araştırmanın en çarpıcı sonucu, sadece yazılım almanın verimliliğe neredeyse hiç katkı sağlamaması. Gerçek kazanç, insana yapılan yatırımda gizli:
Yazılım ve veri sistemlerine harcanan her ek %1’lik bütçe, verimliliği %2.4 artırıyor.
Çalışan eğitimine harcanan her ek %1’lik bütçe ise verimlilik etkisini tam %5.9 artırıyor.
Yani, personeline “Prompt Engineering” (Komut Mühendisliği) ve veri yönetimi öğreten şirketler, sadece yazılım alanları ikiye katlıyor.

Avrupa İçinde “AI Coğrafyası”
Avrupa genelinde AI benimseme oranı %36 ile ABD’ye yakın görünse de, ülkeler arasında uçurum var:
Zirve: İsveç ve Hollanda, ABD oranlarını yakalamış durumda.
Dip: Romanya ve Bulgaristan %28 bandında kalıyor.
Bu %4’lük verimlilik artışı, bazılarının beklediği o “patlayıcı büyüme” değil ama ölçülebilir ve sağlam bir ilerleme. Ancak asıl tehlike, büyüklerle küçükler arasındaki bu uçurumun açılması. Eğer hükümetler küçük işletmelerin bu teknolojiye entegrasyonuna (sadece lisans parası ödeyerek değil, eğitimle) destek vermezse, Avrupa ekonomisinin bel kemiği olan KOBİ’ler için 2026 sonrası çok zor geçebilir.






