Microsoft en büyük ortağı olan OpenAI’la bağlarını gevşetmeye hazırlanıyor. Şirketin yapay zeka birimi yöneticisi Mustafa Suleyman, gelecek planlarını anlatırken, masabaşı mesleklerin akıbetine dair çarpıcı bir öngörüde bulundu. İşte tüm ayrıntılar…
Microsoft, yapay zeka yarışında bugüne kadar en büyük desteği aldığı OpenAI’la olan ilişkisinde yeni bir sayfa açıyor. Yapay zeka departmanının tepe ismi olan Mustafa Suleyman, Financial Times’a verdiği demeçte hedeflerinin artık ‘gerçek öz yeterlilik’ olduğunu vurguladı. Suleyman, Google DeepMind’ın kurucu ortağıyken 2024’te Microsoft saflarına katılmıştı. Tecrübeli isim, firmanın kendi ‘temel modellerini’ geliştirmek zorunda olduğunun altını çizdi. Bahsi geçen temel modeller, yapay zekanın beyni konumunda. Öğreniyor, karar veriyor, üretiyor. Suleyman’a göre bu durum enerji ve işlem gücü gerektiren altyapılarla desteklenecek. Şirket sistemleri eğitmek için gereken veri setlerine parayı döktü.

Copilot gibi asistanlar şimdiye dek ağırlıklı olarak OpenAI teknolojisinden güç alıyordu. Ancak ortaklık yapısının değişmesi ve OpenAI’ın başka yatırımcılar arama özgürlüğüne kavuşması, iki şirketi potansiyel rakip konumuna getirdi. Microsoft ise riskleri dağıtmak adına Anthropic ve Mistral gibi diğer üreticilere de yatırım yapmayı ihmal etmiyor. Fakat asıl odak noktası, Suleyman’ın bu yıl içinde çıkacağını müjdelediği kurum içi modellerde.

Röportajın belki de en çarpıcı kısmı, ofis çalışanlarını bekleyen gelecekle ilgiliydi. Mustafa Suleyman yaptığı açıklamada, “Bilgisayar başında yapılan beyaz yaka işler; avukatlık, muhasebecilik, proje yöneticiliği veya pazarlama gibi mesleklerin çoğu önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde yapay zeka tarafından otomatik hâle getirilecek” dedi.

Gelecekte yeni bir yapay zeka modeli oluşturmanın, bugün bir podcast kaydetmek veya blog yazısı yazmak kadar sıradanlaşacağı belirtiliyor. Her kurumun ve kişinin ihtiyacına özel modeller tasarlamak mümkün olacak. Ama bu dönüşümün faturası da hayli kabarık. Microsoft, haziran ayında sona erecek mali yılda altyapı harcamaları için 140 milyar doları gözden çıkardı. Yatırımcılar ise bu devasa harcamaların bir ‘balon’ yaratmasından endişe ediyor ve yaşanan tedirginlik şirketin hisselerinde son bir ayda ciddi bir düşüşe neden oldu.






