Steve Jobs’un “ergonomik bir felaket” olarak tanımladığı dokunmatik dizüstü bilgisayar konsepti, Apple tarafından yeniden keşfediliyor. 2026 sonunda piyasaya çıkması beklenen yeni MacBook Pro, sadece dokunmatik ekranla değil, iPhone’dan tanıdığımız “Dynamic Island” ile de donatılacak.
Apple’ın dokunmatik ekranlı bilgisayarlara olan direnci, 2010 yılında Steve Jobs’un “dikey yüzeylere dokunmak kolu yorar, uzun süre kullanamazsınız” diyerek başlattığı “Goril Kol” savunmasına dayanıyordu. Ancak Windows dünyasının yıllardır başarıyla uyguladığı bu “modalite” (klavye, fare ve dokunmatik kullanımın birleşimi), Apple’ın en sadık kullanıcılarının bile talep ettiği bir özellik haline geldi.

“MacSurface” mi, Yoksa Hibrit Bir Gelecek mi?
Mark Gurman’ın son raporlarına göre, Apple bu geçişi “Mac’i iPad’e dönüştürerek” değil, “dokunmatik destekli bir Mac” yaratarak yapacak. Cihazın tasarımı geleneksel MacBook formunu koruyacak, ancak ekran altı ve yazılım katmanında devrim yaşanacak.
Yeni MacBook Pro (2026) ile Beklenen Özellikler:
- OLED Ekran Devrimi: İlk kez bir MacBook’ta, iPhone ve iPad Pro’dan tanıdığımız canlı renkler ve derin siyahlar sunan OLED panel kullanılacak.
- Dynamic Island Mac’te: Ekranın üstündeki çentik (notch) gidiyor, yerine bildirimlerle etkileşime geçebileceğiniz, dokunmatik kontrollü bir “Dinamik Ada” geliyor.
- Yenilenen macOS Arayüzü: macOS Tahoe ile başlayan değişim, parmakla dokunulduğunda genişleyen menüler ve daha büyük tıklama alanlarıyla dokunmaya optimize edilecek.
- M6 İşlemci (2nm): Cihazın kalbinde, tarihin en verimli ve güçlü işlemcisi olması beklenen 2 nanometrelik M6 Pro ve M6 Max çipler yer alacak.

Neden 20 Yıl Sürdü?
Apple, Steve Jobs döneminden bu yana dokunmatik ekranın iPad satışlarını baltalayacağından endişe ediyordu. Ancak 2026’ya gelindiğinde, donanım mimarisi (Apple Silicon) ve yazılım ekosistemi (iOS uygulamalarının Mac’te çalışması) o kadar iç içe geçti ki, dokunmatik bir ekran artık bir lüks değil, bir gereklilik haline geldi.
Bill Buxton’un meşhur sözüyle: “Her şey bir şey için en iyisidir, başka bir şey içinse en kötüsüdür.” Apple da sonunda farenin her şeyi yapabildiğini ama her şey için “en hızlı” çözüm olmadığını kabul etmiş görünüyor.
Apple‘ın bu hamlesi, Windows tarafındaki Surface modellerine bir “teslimiyet” gibi görünse de, Apple muhtemelen bunu “dokunmatik teknolojisini dizüstü bilgisayar için yeniden tanımladık” diyerek pazarlayacaktır. Parmak izleriyle dolu bir MacBook ekranına hazır mıyız? O başka bir tartışma konusu.






