Yapay zeka devriminin öncüsü OpenAI, ChatGPT’nin astronomik işletme maliyetlerini karşılamak ve gelir kalemlerini çeşitlendirmek adına radikal bir karar alarak, platformu reklamverenlere açmaya hazırlanıyor.
Bugüne kadar sadece abonelik gelirlerine ve API satışlarına odaklanan şirket, tıpkı Google’ın arama motorunda yaptığına benzer bir “Sponsorlu Yanıt” sistemini test etmeye başladı. Bu yeni dönemde, kullanıcılar ChatGPT ile sohbet ederken, sordukları sorularla alakalı markaların veya ürünlerin önerilerini, yapay zekanın ürettiği cevapların içinde görecekler.

Sistemin çalışma mantığı, klasik banner reklamlarından ziyade, bağlamsal ve konuşmanın akışına uygun bir entegrasyon üzerine kurulu. Örneğin, bir kullanıcı “Akşam yemeği için sağlıklı tarifler önerir misin?” diye sorduğunda, ChatGPT sadece tarif vermekle kalmayıp, o tarifi yapmak için gereken malzemeleri satan bir market zincirini veya belirli bir gıda markasını da yanıtın bir parçası olarak önerebilecek. Bu durum, yapay zekayı sadece bir “bilgi asistanı” olmaktan çıkarıp, devasa bir “dijital pazarlama ve satış temsilcisi”ne dönüştürüyor. OpenAI, bu reklamların şeffaf bir şekilde etiketleneceğini ve kullanıcının neyin organik bilgi, neyin sponsorlu içerik olduğunu ayırt edebileceğini belirtse de, bu adımın yapay zekanın tarafsızlığına gölge düşürebileceği endişesi hakim.

Analistler, bu hamlenin teknoloji dünyasında beklenen bir gelişme olduğunu, zira her sorgunun maliyetli olduğu LLM (Büyük Dil Modelleri) sistemlerinin sadece 20 dolarlık aboneliklerle sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Ancak kullanıcı cephesinde durum farklı; insanlar Google aramalarındaki reklam kirliliğinden kaçıp ChatGPT’nin sade arayüzüne sığınmıştı. Şimdi aynı ticari yapının buraya da taşınması, özellikle ücretsiz sürüm kullanıcıları için deneyimin değişeceği anlamına geliyor. “Sponsorlu Yanıtlar”, markalar için hedef kitleye ulaşmanın en doğrudan yolu olsa da, ChatGPT’nin o “her şeyi bilen tarafsız arkadaş” imajının zedelenmesi riskini de beraberinde getiriyor.






