Yapılan kapsamlı bir araştırma, yapay zekanın elektrik şebekelerini nasıl daha dayanıklı hale getirdiğini ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada kilit rol oynadığını ortaya koydu. İşte detaylar…
Günümüz dünyasında ekonomik kalkınmanın ve sosyal refahın temel taşı hiç şüphesiz enerji. Fakat kaynakların sınırlı olması ve çevresel kaygılar, ülkeleri yeni arayışlara itiyor. İşte tam bu noktada teknoloji devreye giriyor. 52 ülkeyi kapsayan yeni bir çalışma, yapay zekanın bu alandaki dönüştürücü gücünü gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, yapay zeka destekli sistemler sayesinde elektrik santrallerindeki ve iletim hatlarındaki sorunlar daha kriz halini almadan tespit edilebiliyor. Yani sistem sürekli topladığı verileri analiz ederek, bir parçanın bozulacağını önceden anlıyor ve yetkilileri uyarıyor. Erken uyarı sayesinde gerekli müdahaleler zamanında yapılıyor.

Akıllı şebekeler, talep dalgalanmalarını anlık olarak yöneterek elektriğin her an ulaşılabilir olmasını sağlıyor. Diğer yandan eldeki veriler, enerji yönetimi alanındaki inovasyonun ve geliştirilen yeni teknolojilerin, enerji arzını yüzde 1,5’e varan oranda iyileştirdiğini ortaya koydu. Kısaca laboratuvarda geliştirilen akıllı çözümler sahaya indikçe, üretimdeki verimlilik artıyor ve kayıplar azalıyor.

Dünya genelinde neler oluyor? Çalışmaya göre hiçbir ülke henüz kusursuz ve tam kapsamlı enerji güvenliğine ulaşmış değil. Ancak bazıları ipi göğüslemeye çok yakın. Norveç, İsveç ve Kanada gibi ülkeler, zengin su ve rüzgar kaynaklarını teknolojiyle birleştirerek listenin tepesine yerleşmiş durumda. Uruguay da elektriğinin neredeyse tamamını yenilenebilir kaynaklardan üreterek büyük bir başarı hikayesine imza attı. Lakin fosil yakıtlara bağımlı kalan Hindistan ve Fas gibi gelişmekte olan ekonomilerde, altyapı eksiklikleri ve dışa bağımlılık nedeniyle zorluklar sürüyor.
Her ne kadar teknolojik gelişmeler umut vadetse de önümüzde duran bazı sosyo-ekonomik engeller var. Araştırmacılar aradaki uçurumu kapatmak için sadece teknolojiye değil, aynı zamanda kapsayıcı politikalara da yatırım yapılması gerektiğini vurguluyor.






