NASA’nın Kızıl Gezegen’deki gözü kulağı olan Perseverance, Mars’ın bilinmeyen bir yönünü daha açığa çıkardı. Yüzeyde sıklıkla görülen toz hortumlarının içinde minik elektrik fırtınaları koptuğunu kanıtladı. İşte tüm ayrıntılar…
Mars‘ın yorulmaz kaşifi Perseverance, bilim dünyasında yıllardır teorik olarak tartışılan bir fenomeni somut bulgularla doğruladı. Kızıl Gezegen’in uçsuz bucaksız çöllerinde dönüp duran toz hortumları, sadece kum ve rüzgardan ibaret değilmiş. Roverın hassas kulakları hortumların içinde meydana gelen ani deşarjların yani minik yıldırımların sesini kaydetti. Bu keşif Mars atmosferinin durgun görüntüsünün altında oldukça dinamik ve elektrikli bir yapının yattığını gösteriyor.

Söz konusu doğa olayının temelinde triboelektrik etki yatıyor. Bunu günlük hayattan yünlü bir kazağı çıkarırken duyduğunuz çıtırtılara veya halıda yürüdükten sonra metal bir yüzeye dokunduğunuzda oluşan kıvılcıma benzetebiliriz. Mars’taki toz şeytanlarında da süreç benzer işliyor, ancak burada esas mekanizma basit bir sürtünme değil, kum tanelerinin temas edip ayrılması sırasında gerçekleşen yük transferi. Hızla dönen hava sütunu içinde milyarlarca toz tanesi birbirine çarpıyor, temas sonrası ayrılırken elektron alışverişiyle statik elektrik birikiyor. Dünyadakine kıyasla çok daha ince olan atmosferde bu yüklenme, duyulabilir çıtırtılar ve küçük enerji boşalmaları oluşturabiliyor.

Elde edilen veriler gezegenin kimyasal yapısına dair bildiklerimizi kökünden değiştirebilir. Zira elektrik deşarjları atmosferdeki metan gazının neden hızla yok olduğunu açıklayabilecek ipuçları barındırıyor. Ayrıca bu enerji yaşamın izlerini taşıyabilecek organik molekülleri parçalayarak onları tanınmaz hale getirebiliyor. Gelecekte Mars’a ayak basacak astronotların giysilerinden, kurulacak yaşam ünitelerinin topraklamasına kadar her detayın, bu görünmez elektrik tehlikesi düşünülerek yeniden tasarlanması gerekecek.






