Huawei 5G’de bilişim dönüşümüne hazırlanıyor

5ggggg

Türkiye’deki 4.5G şebekesinin yaygınlaşması ve altyapı çalışmalarının tamamlanması konusunda çözüm sağlayıcı olan Huawei, teknoloji sektörünün gündeminde olan 5G şebekesi ile ilgili bilişim dönüşümüne hazırlanıyor.

Geçen yıl Türkiye’de 81’den fazla şehri kapsayan 4.5G şebekesinin devreye alınması ile ilgili aktif rol oynayan Huawei, çözüm sağlayıcı olarak 5G’de bilişim dönüşümüne hazırlanıyor. Bu doğrultudaki çalışmalarını aktaran Huawei 5G Çözümleri Başkanı Yang Chaobin, 4.5G ve 5G arasındaki farkları vurgulayan noktalar hakkında bilgi verdi: “Öncelikle 5G, 4.5G’den 10 kat daha yüksek bir şebeke hızı sağlayacaktır. Örneğin, bir videoyu 4.5G ağ kullanarak indirmek için bir dakika gereklidir; buna karşın 5G’yi kullanırken altı saniye veya daha kısa bir süre yeterlidir. Böyle yüksek ağ hızı, VR, AR ve daha birçok kapsamlı deneyimin gerçeğe dönüştürülmesi için oluşturulmuştur.

İkinci olarak, 5G şebekesinde gecikme, 4.5G şebekesine göre sadece 1/10’u veya daha düşük seviyede. Bu, otonom sürüş, akıllı üretim ve diğer uygulamalar gibi ağ gecikmesi ve güvenilirlik açısından hassas gereksinimleri olan uygulamaların bir mobil ağ üzerinde konuşlandırılmasını sağlar. Üçüncüsü, 4.5G, insanlar arasında ve nesneler arasında bağlantı kurarken, 5G kilometre kare başına bir milyon bağlantıya ulaşabiliyor, özellikle de farklı ileri teknoloji endüstriler için hizmetler sunuyor. 5G, IoT’un kapsamı ve derinliği bakımından atılmış büyük bir adımdır.”

bilişim dönüşümüne

İlk 5G standardının Haziran 2018’de sabitlenmesi bekleniyor

Geçmişteki birkaç nesil iletişim teknolojisinin, iletişim deneyimini önemli ölçüde geliştirdiğini açıklayan Chaobin, 5G’nin, insanların yaşam standartlarında ve sosyal işletme verimliliğinde büyük bir iyileşme sağlamak üzere tasarlandığını dile getirdi.

Standart organizasyonlar, spektrum düzenleyicileri, satıcılar, operatörler ve endüstri ortaklarının, 5G döneminin daha erken geleceği beklentisinde ve aşağıdaki yönlerin gelişimini hızlandırma çabalarına katkıda bulunduğunu söyleyen Chaobin, “5G standardizasyonu 2015 yılında, gereksinimler, ağ mimarisi ve 5G NR’nin derinlemesine araştırması ile başlamıştır. İlk 5G standardının Haziran 2018’de sabitlenmesi bekleniyor.

Öte yandan, farklı ülkelerdeki spektrum düzenleyicileri, 5G spektrumunun seçimini proaktif bir şekilde yürütüyor. Örneğin, Radio Spectrum Policy Group (RSPG), Kasım 2016’nın başlarında Avrupa için 5G’ye Doğru Stratejik Yol Haritasını başlattı. Bu yol haritası, Avrupa’da 2020 veya daha öncesinde 5G şebekesi kurulumu için birincil frekans bantları olarak 3,4 GHz ila 3.8 GHz’i kullanıyor. Global frekans bandı kullanımı açısından 3.5 GHz (C bandı olarak da bilinir) ticari 5G kurulumu için ilk bant seçeneği olma olasılığı en yüksek olanıdır” diye konuştu

Endüstriyel ekosistemin hazırlığı hızlanıyor

Mobil iletişim çözüm sağlayıcılarının sürekli olarak 5G ağ teknolojileri keşfettiğini belirten Chaobin; “Şu an üzerinde hemfikir olunan bir bulut tabanlı radyo erişim ağının 5G şebekelerinin temeli olacağı yönünde. 2016’da Huawei, mimari düzeydeki yeni çözümü CloudRAN’ı piyasaya sürdü. Bu çözüm, fonksiyonları farklı servis taleplerine göre esnek ve otomatik olarak programlayabilir. Birleştirilmiş bir mimari üzerinde çeşitli hizmetleri desteklemek için uçtan uca ağ dilimlenmesine olanak tanır. 5G başarısı için en önemli unsur olan endüstriyel ekosistemin hazırlığı da hızlanmaktadır. Otonom sürüşü örnek alırsak, BMW, Mercedes-Benz ve Audi gibi otomobil şirketleri, otonom sürüşün ticarileştirimesini hızlandırmak için endüstrilerarası talep tanımı; ortak teknoloji geliştirilmesi için 2016 yılında Huawei, Ericsson ve Nokia gibi mobil iletişim sağlayıcılarıyla ortaklaşa 5GAA birliğini kurdular. “

Operatörler, bulut tabanlı mimari kurulumlara erken başlamalı

5G standardizasyonunun büyük ölçekli kurulumu ve endüstri çapında kapsamlı yakınlaşmasının tamamlanması için en azından birkaç yıl gerektiğini anlatan Chaobin, 5G kurulumu için gerekli hazırlıkları dile getirdi; “Birincisi, operatörler tarafından gerçekleştirilen şebeke hazırlığıdır. Endüstri genel olarak 5G’nin ilk aşamalarda 4.5G ile birlikte varolacağını kabul eder. CloudRAN gibi bulut tabanlı bir mimari, çoklu RAT’ler arasındaki ağ koordinasyonunun temelini oluşturur. Operatörlere, bulut tabanlı mimarinin kurulum hazırlıklarına mümkün olduğunca erken başlamalarını şiddetle tavsiye ederiz. 5G odaklı ağ mimarisine dayalı veri merkezleri, ekipman odaları ve iletim ağları oluşturmak çok önemlidir. Buna ek olarak, Massive MIMO gibi 5G teknolojilerinin 4.5G şebekesi üzerine yerleştirilmesini öneriyoruz. Bu, 5G gelmeden önce 4.5G ağ performansını iyileştirilmesine yardımcı olacaktır.”

“Global platformlarımızla Türk pazarındaki sanayi zinciri genişleteceğiz”

5G’nin, Alt 3G, C-Bant ve mmDalgasını içeren tam spektrum erişimini desteklediğini söyleyen Chaobin; “Orta yüksek frekans bandı olan C-band, 5G döneminde kentsel alanlar için ana kapasite katmanı olarak kullanılmaya uygun, yeterli kapasite sağlama avantajlarına sahiptir. Düşük frekanslı bir bant olarak; Sub-3G, C-Bandına kıyasla daha iyi şebeke kapsama kapasitesine sahiptir ve kapsama katmanı olarak işlev görmeye uygundur. Süper yüksek frekans bandı olan mmWave’in C-Band’a göre daha yüksek kapasiteye sahip olduğu kanıtlanmıştır ve internet erişimi olan noktalarda; kendiliğinden veri yoğunlaşması ve ev genişbant erişiminde kapasite genişletmek için kullanılabilir.

Melez ağın olması durumunda, yükleme ve indirmenin ayrıştırılması; yüksek ve düşük frekans bantlarının avantajlarını en üst düzeye çıkarabilir ve bu da uygun kapasite ve kapsama alanı ile mükemmel bir ağ sağlar. Bu nedenle; temel kapasite kabiliyeti ve mükemmel kapsama alanına sahip ön 5G şebekesini hızla kurmak için C-bandı ve Sub-3G’nin aynı anda kurulmasını öneriyoruz. Spektrum düzenleyicilerinin aynı anda C-Band ve Sub-3G’yi dağıtmaları önerilir. Endüstrinin ekosisteminin hazır olması 5G’nin başarısını belirler. 5G’yi bir balıkla kıyaslarsak, endüstri ekosistemi su kadar önemlidir. ICT 2017 zirvesinde talep tanımlamasını hızlandırmak ve iş modellerini keşfetmek için Türkiye yerel ortaklarıyla birlikte AçıkLab ve Video Birliğini kurduk. Önümüzdeki birkaç yıl içinde, bu platformun, Türk pazarındaki sanayi zincirini geliştirmemize yardımcı olacağına inanıyoruz.”

HTC U Ultra’nın safir ekranı ne kadar dayanıklı?