Google Türkiye, İnternet Raporunu Yayınladı

Google Türkiye’nin The Boston Consulting Group’a (BCG) hazırlattığı bu rapor, Türkiye’de internet üzerinden gerçekleştirilen ticari faaliyetlerin niteliğini ve boyutunu anlamak amacıyla hazırlanmıştır. Rapor, Türk İnternet ekonomisinin boyutu hakkında güvenilir bir tahmin ile birlikte Türkiye’nin interneti şu anda ne kadar benimsediği ve bu durumun önümüzdeki birkaç yılda nasıl değişeceğine dair genel bir bakış sunmaktadır.

Türkiye’de 20 yıldır alan adı olarak “.tr” kullanılmaktadır ancak ülkemizde internet yeni benimsenmeye başlanmıştır. İnternet kullanımı, ilgi düzeyi, bulunulan bölge, cinsiyet ve yaş grubuna göre farklılık göstermektedir. Örneğin nüfusunun yüzde 77’si kentlerde yaşayan Türkiye’de, kentlerde internet erişim oranı yüzde 57 iken, kırsal alanlarda bu oran yüzde 26’da kalmaktadır. 2012 yılında Türkiye’de 16-24 yaş arasındaki nüfusun yüzde 68’i, 35-44 yaş arasındakilerin yüzde 43’ü, 55-64 yaş arasındakilerin ise sadece yüzde 12’si internet’i kullanmıştır. 16-24 yaş grubunda erkeklerin yüzde 81’i internet kullanırken, bu oran kadınlar için yüzde 55’tir. Türkiye’de internet kullanımında büyük bölgesel farklar bulunmaktadır. Özellikle yüksek internet yoğunluğuna sahip batı ile daha az yoğunluğu olan doğu arasında büyük uçurumlar vardır.google türkiye internet raporu

Türkiye, Hepsiburada, GittiGidiyor, Markafoni, Limango ve Trendyol gibi birçok yerel büyük online perakendeci internet şirketine ev sahipliği yapmaktadır. Bunlar eBay, Amazon ve Intel gibi önemli yabancı oyunculardan ciddi seviyede yatırım çekmiştir. İnternet, Teknosa, e-bebek ve İstanbul Bilişim gibi çok kanallı perakendeciler örneğinde olduğu gibi, müşterilerine ulaşmak için yeni yollar geliştirmek isteyen şirketler için bir laboratuar olmuştur.

İnternet kullanan Türklerin yüzdesi (yüzde 47) Avrupa Birliği’ndeki (AB27) yüzde 71’lik oranın altında olmakla birlikte, 2007 ile 2012 yılları arasında internete erişimi olan hanelerin oranı iki kattan daha fazla artarak yüzde 19,7’den yüzde 47,2’ye ulaşmıştır. Yine aynı yıllar arasında kullanıcı sayısı da 21 milyondan 36 milyona çıkmıştır. Türkiye’nin yaş ortalaması 29,7 olan 75 milyon nüfuslu bir ülke olması sebebiyle bu hızlı büyümenin devam etmesi beklenmektedir.

Tüm internet kullanıcılarının üçte biri iş yerinden, yüzde 16’sı ise internet kafelerden erişim sağlamaktadır. Türk internet kullanıcıları haftada ortalama 38 saat online olmaktadır. Bu rakam BRICI ülkeleri (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Endonezya) gibi gelişmekte olan diğer ülkelerle aşağı yukarı aynı, ancak Birleşik Krallık (26 saat), Fransa (24 saat) ve Almanya (20 saat) gibi gelişmiş ekonomilerdeki ortalamalardan çok daha fazladır.

Türk kullanıcılar, sosyal ağlarda da çok aktiftir. Facebook, Google’ın ardından Türkiye’de en çok ziyaret edilen ikinci sitedir. Türkiye, 2012 Eylül ayı itibariyle neredeyse ülke nüfusunun yarısına denk gelen 31 milyon profil ile Facebook kullanıcı sayısı açısından dünyada yedinci ülkedir.

İnternet kullanıcıları, bilgi, iletişim ve eğlence gibi pek çok farklı ihtiyaçları için web’de 
 ücretsiz olarak sunulan kapsamlı hizmetlerden faydalanmaktadır. Tüketiciler internete bu ücretsiz hizmetler ve e-ticaretin sunduğu
fırsatlar için değer vermektedir. Tüketicilerin internete maliyetinin üstünde verdiği değer tüketici fazlası
olarak bilinir. Bu tüketici fazlası Türkiye’de yılda kişi başı 600
 TL’dir ve
G-20 ülkelerinde yaklaşık 2.600 TL’dir. Bu
da ülke çapında yaklaşık 18 milyar TL’ye veya GSYİH’nin yüzde 1,4’üne karşılık gelmektedir. Tüketiciler en çok e-posta, genel bilgi aramaları, bankacılık ve yatırım aktivitelerine değer vermektedir.

Türkiye nüfusunun yüzde 47’sinin İnternet kullanmasına rağmen perakende satışların yüzde 1’inden azı internet üzerinden gerçekleşmektedir. Bu çekincelerinin nedeni olarak ise kullanıcıların yüzde 27’si güvenliği, yüzde 17’si de gizlilik endişelerini gerekçe göstermiştir.

Türkiye’deki 3G aboneliği sayısı 2012 Mart ayında 34,9 milyona ulaşmıştır ki bu rakam nüfusun yüzde 47’sine denk gelmektedir. Akıllı telefonların sayısındaki artış mobil e-ticareti kolaylaştıracağından doğrudan online perakendeciliği büyüten bir faktör olacaktır. Ayrıca Cep telefonlarının kırsal alanlarda da benimsenmesi, kentsel ve kırsal alanlar arasındaki dijital uçurumu da daraltacaktır. Kırsal bölgelerde yaşayan nüfusun yüzde 28’i masaüstü veya dizüstü bilgisayara veya her ikisine birden sahipken (şehirlerdeki bu oran yüzde 72), yüzde 89’u cep telefonuna sahiptir (şehirlerdeki bu oran ise yüzde 95.)

2011 yılında internetin Türk ekonomisine yaklaşık 22 milyar TL veya GSYİH’nin (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) yaklaşık yüzde 1,7’si kadar katkısı olduğunu tahmin edilmektedir. İnternet hala geleneksel pek çok sektörden daha küçük olsa da, sağlık ve sosyal hizmetler ile madencilik gibi önemli sektörlerin seviyesine yaklaşmaktadır. Zira 2011’de bu sektörlerin her birinin GSYİH’deki oranı yüzde 1,5’tir.

Toplam internet GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan tüketim, Türk internet ekonomisinin en büyük öğesidir. Bunların ilki perakende, e-ticaretteki 4,5 milyar TL’lik tüketici harcamalarıdır. Seyahat ve tüketici elektroniği kategorileri bu alandaki en yüksek harcamaları oluşturur. İkinci kısmı ise 11,4 milyar tutarındaki internet servis sağlayıcıları (İSS) ve internet erişim cihazları için yapılan harcamalar oluşturmaktadır. E-ticaretin erişim harcamalarına oranının bu kadar düşük olması, Türkiye’nin internet ekonomisinin gelişiminin henüz ilk seviyelerinde olduğunu göstermektedir. Ancak internet ekonomisinin e-ticaret ile sınırlı olmadığını da unutmamak gerekir. Asıl alışveriş çevrimdışı olarak gerçekleşse de, tüketiciler perakende ürünleri online olarak araştırarak İnternet’ten yararlanmaktadır ve bu şekilde harcanan tutar 2011 yılında yaklaşık 63 milyar TL’ye ulaşmıştır.

Özel sektör yatırımları İnternet GSYİH’sine 7 milyar TL’lik katkıda bulunmaktadır. Türkiye’de internet ile ilgili devlet harcamaları 1,6 milyar TL’dir ve internet ekonomisinin yüzde 7’sini oluşturmaktadır.

Türk reklam pazarının yüzde 13,8’i artık online’dadır. Banner’lar, sponsorlu metin bağlantıları ve hedef kitleye özel online reklamlar dahil online reklam pazarı 2011 yılında yaklaşık 830 milyon TL’lik bir ciroya ulaşmıştır.

Türk internet kullanıcıları arasında interneti online oyunlar için kullananların oranı nispeten yüksektir. 2011’in ikinci çeyreğinde Türkiye’deki online oyun oynayanların sayısı dünya genelinde dördüncü sıradadır. Ayrıca Türk kullanıcıları arasında interneti dizinler ve kaynaklar için kullananların oranı tüm BRICI ülkelerinden yüksektir.

On veya daha fazla çalışanı olan Türk şirketleri ile yapılan bir araştırmaya göre, şirketlerin yüzde 55’inin internet sitesi vardır. Ancak Türkiye’de devletin internete katılımı, tüketici ve işletmelerden daha düşüktür.

Birçok online perakende kategorisinde fırsatlar vardır, ancak en büyük fırsat alanları giyim ve elektronik aletlerdir. Türkiye, aktif internet bankacılığı kullanıcısı sayısında olağanüstü bir büyüme yaşamış, 2006’da 3 milyon olan rakam 2011 yılında 8 milyona ulaşmıştır. Aynı dönemde online olarak gerçekleştirilen işlem payının yüzde 10’dan yüzde 25’e çıktığı tahmin edilmektedir. Çünkü bankacılık sektöründe, online bir işlemin maliyeti şubedeki maliyetin 15’te 1’idir.

Yabancı yatırımcılar Türkiye’nin perakende sektörüne daha fazla ilgi göstermeye başlamış; eBay 2006’da GittiGidiyor hisselerini, Ticketmaster 2007’de Biletix’i, Groupon 2010’da City Deal kapsamında ŞehirFırsatı’nı ve Perform Group 2012’de Türkiye’nin dijital spor medyası pazar lideri olan Maçkolik’in yüzde 51 hissesini satın almıştır.

İnsanların internet üzerinden alışveriş yapmasının en önemli nedeni kolaylık olsa da, online fiyatların daha düşük olması Türk tüketiciler için tetikleyici bir faktördür. Özel alışveriş siteleri Türk e-ticaret sektörünün son iki yıldaki büyümesine en fazla katkıda bulunan sitelerdir.

ABD’deki en büyük özel alışveriş sitesi olan Gilt Groupe, Markafoni ve Trendyol’un ziyaret sayısının üçte birinden daha az ziyaretçi sayısına sahiptir. 2008’de kuruluşundan bu yana 6 milyonu aşkın üyeye ulaşan ve 1200’ü aşkın markayla çalışan Türk şirketi Markafoni’nin bu başarısını takiben, küresel medya devi Naspers 2011 yılında çoğunluk hissesini satın almıştır. Alman perakendeci Otto Group ise 2009 yılında rakip Limango’yu kurmuştur. 2010 yılında kurulan üçüncü oyuncu Trendyol ise Kleiner, Perkins, Caufield, & Byers (KPCB)’den yatırım fonu almıştır. Şu anda diğer Avrupalı yatırımcılar da Türkiye’de hızlı büyüyen bu pazara yönelmektedir: 2012 Ocak ayında Rus ru-Net, mücevher ve aksesuar satan Türk sitesi Lidyana.com’a 3 milyon dolar yatırım yapmıştır.

İnternetin KOBİ’lere de katkısı az değildir. İnternet aktivitesi yüksek olan KOBİ’ler, bu sayede üç yıl içerisinde ortalama yüzde 17’lik bir büyüme ve çalışan sayılarında ortalama yüzde 24’lük bir artış sağlamıştır.

 

ÖNGÖRÜLER

2011 yılında yüzde 8,5 değerindeki reel GSYİH artışı ve 75 milyonluk nüfusuyla Türkiye, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerden biri ve Avrupa’nın en büyük ikinci nüfusa sahip ülkesidir. Ancak nüfusun büyük bir çoğunluğu İnternet kullanmazken, kullanan kesimin de yalnızca küçük bir kısmı online alışveriş yapmaktadır.

Türkiye’de internetin büyüme potansiyeli çok yüksektir. İnternet ekonomisinin 2017 yıllına kadar yüzde 19 büyüme göstereceği tahmin edilmektedir. Tüketim, 2017 yılına kadar yıllık yüzde 22 büyüme göstererek Türk internet ekonomisine 51 milyar TL katkıda bulunabilecek niteliktedir. Tüketimin, geniş bant ve İnternet kullanıcı oranını izleyen e-ticaret artışı aracılığıyla büyümenin en büyük itici gücü olması beklenmektedir. Tüketim, internetin itici gücü olmaya devam edecektir.

Sonuç olarak internet; Türkiye’nin dönüşümünde önemli bir rol oynayabilir: Makul internet abonelik fiyatları ve girişimler için maddi teşvikler sunulmalıdır. Yüksek öğrenim, AR-GE ve tüm yaş grupları için dijital okuryazarlık fırsatlarına yatırım yapmak çok önemlidir. Eğitici ve bilimsel makalelerin yanı sıra tüm online içeriğe sansürsüz bir şekilde ulaşımın sağlanması da bu süreci büyük ölçüde hızlandıracaktır.