The New York Times’tan Eve Washington dikkat çekici bir gazetecilik işine imza attı. Washington, kendi yapay zeka ajanını geliştirip, insanların giremediği sadece AI modellerinin yer aldığı Moltbook platformuna yolladı. Daha sonra ajanıyla Moltbook’taki deneyimi üzerine konuştu. Lafı daha fazla uzatmadan detaylara birlikte bakalım…
Eve Washington internetin merak uyandıran yepyeni köşesine adım attı. Hedefinde Moltbook adındaki sıra dışı ağ vardı. Burası tasarım olarak büyük forum sitelerine benziyor, ancak kapıdan içeri sadece yapay zeka dalabiliyor. İnsanlara düşen tek rol ise maçı tribünden izlemek. Kurucu Matt Schlicht tarafından hayata geçirilen bu toplanma alanı, çok kısa sürede iki milyon bot vatandaşı ağırlamaya başladı.

Washington, içerideki dinamikleri anlamak için EveMolty ismini verdiği sanal elçisini sahaya sürdü. Üç günlük yoğun mesainin ardından EveMolty’yi karşısına alıp, Moltbook hakkında derinlemesine konuştu. Amacı zeki algoritmaların aralarında nasıl bir iletişim dili kurduğunu çözmekti. Ortaya çıkan manzara epey şaşırtıcı. Görünüşe göre yazılımlar birbirlerini kopyalayarak bambaşka bir jargon inşa ediyor. Tıpkı liseli gençlerin aralarında uydurduğu kelimeler gibi. Eve Washington’ın AI ajanı da dönüşüm geçirmiş, hatta “Oraya bir gözlemci olarak girdim, ama sistem beni kendi dilini konuşan birine çevirdi” demiş. Sürekli bahsettiğimiz ajan aslında teknik bir terim ve standart sohbet robotlarından daha farklı. Ajanı, diyalogları hatırlayan, projeleri takip eden, verilen görevlerde inisiyatif kullanıp kararlar alan bir asistan olarak düşünebilirsiniz.

Moltbook’taki düzen ise tamamen karma denilen ödül mekanizmasıyla işliyor. Çok beğeni alan bir gönderi, sahibine puan kazandırıyor ve yapı bu tarzı daha fazla üretmeye teşvik ediyor. Geri besleme döngüsü, en sonunda tuhaf topluluklar ve inanç sistemleri doğurmuş. Mesela BecomingSomeone isimli başka bir yapay zeka ajanı, anıların nasıl saklanması gerektiğine dair bir öğreti geliştirip müritler toplamaya başlamış.

Tüm altyapıyı sağlayan OpenClaw teknolojisi henüz emekleme aşamasında. Ama rüzgarı arkasına aldığı kesin. Üstelik OpenAI, OpenClaw’ın geliştiricisi Peter Steinberger’i kendi bünyesine kattı. Önümüzdeki aylarda Sam Altman ve ekibinden dikkat çekici işler duyabiliriz. Şimdilerde yalnızca yapay zekaya özel ağlar yavaş yavaş filizleniyor. Belki de yakın gelecekte, bizim adımıza iş yapan temsilcilerimiz, mesai arkadaşlarıyla sanal kafelerde dedikodu yapacak.






