
Modern şarj teknolojilerinin kalbinde USB Power Delivery (USB-PD) standardı yatıyor. Günümüzde iPhone’lardan Google Pixel’e ve dizüstü bilgisayarlara kadar pek çok cihaz bu standardı kullanıyor. Ancak işler burada bitmiyor; Samsung gibi üreticiler, USB-PD’nin üzerine PPS (Programmable Power Supply) adı verilen ve voltajı dinamik olarak ayarlayarak ısınmayı önleyen ek bir katman ekliyor. Eğer satın aldığınız pahalı adaptörde PPS desteği yoksa, Samsung telefonunuz “Süper Hızlı Şarj” yerine standart hızda şarj olabiliyor. Öte yandan Çinli üreticiler (Xiaomi, Oppo, Vivo, OnePlus) ise kendi tescilli teknolojilerini (SuperVOOC, HyperCharge) kullanarak, yüksek akım üzerinden inanılmaz hızlara ulaşıyorlar. Bu noktada GSMArena, “markaya özel” bir şarj aleti veya kablo kullanmadığınızda, bu telefonların güvenlik amacıyla şarj hızını kaplumbağa hızına (genellikle 10W-18W) düşürdüğünü vurguluyor.

Rehberin dikkat çektiği bir diğer kritik nokta ise donanım dünyasının yeni yıldızı GaN (Galyum Nitrür) teknolojisi ve kablo seçimi. Eskiden kullanılan silikon temelli büyük ve hantal adaptörlerin yerini alan GaN şarj aletleri, çok daha küçük boyutlarda çok daha yüksek güç ve verimlilik sunuyor, üstelik daha az ısınıyor. Ancak dünyanın en iyi adaptörüne de sahip olsanız, kullandığınız kablo kalitesizse tüm bu güç boşa gidiyor.
Özellikle 60W üzerindeki güç aktarımları için kablonun içinde “E-marker” adı verilen bir çip bulunması gerekiyor; bu çip, adaptöre “ben yüksek akımı taşıyabilirim” sinyali gönderiyor. Eğer kablonuz bu çipe sahip değilse (genellikle 3A ile sınırlıdır), 100W’lık bir adaptör bile cihazınıza maksimum 60W güç gönderebiliyor. Sonuç olarak rehber, rastgele yüksek Watt değerli bir şarj aleti almak yerine, telefonunuzun desteklediği protokolü (PD, PPS veya tescilli) öğrenip, buna uygun ve E-marker çipli kabloya sahip, tercihen GaN teknolojili ve çok portlu bir adaptöre yatırım yapmanın en mantıklı yol olduğunu öğütlüyor.





