Mira Murati’nin büyük umutlarla kurduğu ve devasa yatırımlar alan girişimi Thinking Machines, henüz yolun başındayken ciddi bir kan kaybı yaşıyor. Murati’nin ‘rüya takımı’ olarak lanse edilen ekibindeki kritik isimler, şaşırtıcı bir kararla yeniden OpenAI’ya yöneldi. Sektörde işler iyice kızışırken, bu tersine beyin göç bomba etkisi yarattı. Neler olduğuna birlikte bakalım…
Olaylar zinciri sosyal medyada başladı ve adeta bir tenis maçı hızında ilerledi. Önce Mira Murati, Thinking Machines‘ın kurucu ortağı ve teknolojiden sorumlu tepe ismi (CTO) Barret Zoph ile yollarını ayırdıklarını duyurdu. Ancak veda mesajının üzerinden henüz bir saat bile geçmemişken karşı cepheden beklenmedik bir atak geldi. OpenAI kanadı, kaşla göz arasında Zoph’un yanı sıra Luke Metz ve Sam Schoenholz’un da geri döndüğünü açıkladı.

Bu transfer trafiği, sektörde pek alışık olmadığımız türden bir drama sahnesine dönüştü. Silikon Vadisi’nde yeteneklerin şirketler arası geçişi olağandır. Ancak bir firmanın kuruluşunun üzerinden henüz bir yıl bile geçmeden kurucu ortaklarını kaybetmesi pek hayra alamet değildir. Kulislerde konuşulanlara ve Wired’ın raporuna göre ayrılık süreci hiç de dostane geçmemiş. Murati’nin veda mesajındaki resmiyet ve diğer ayrılan isimlere hiç değinmemesi, kapalı kapılar ardında fırtınalar koptuğuna işaret ediyor.

Thinking Machines’da, Zoph’tan boşalan koltuğa, yapay zeka alanında on yılı aşkın tecrübesiyle bilinen Soumith Chintala getirildi. Şirket geçtiğimiz temmuz ayında 2 milyar dolarlık devasa bir başlangıç yatırımı alarak 12 milyar dolar değerlemeye ulaşmıştı. Yani kasanın dolu olması ve arkalarındaki Nvidia gibi devlerin desteği ayakta kalması için önemli bir güvence. Ancak OpenAI’ın hem eski çalışanlarını geri kazanması hem de rakibine psikolojik bir üstünlük sağlaması, rekabetin dozunu artırıyor. Gemiyi terk edenlerle birlikte bu satranç oyununda bir sonraki hamlenin kimden geleceğini kestirmek güç.





