OpenAI, ChatGPT Work ile yapay zeka ajanlarını bilgisayar başında çalışan herkesin günlük işlerinin parçası hâline getirmek istiyor. Ancak bunun için tüketicilerin dijital hayatlarının önemli bir bölümünü yapay zekaya açması gerekli. İşte detaylar…
ChatGPT ilk çıktığında sadece bir sohbet botuydu. Fakat zamanla yeni yetenekleri bünyesinde topladı. OpenAI, ChatGPT’yi birçok özelliği kapsayan ve kullanıcıların neredeyse her işine koşan bir platforma dönüştürmeyi amaçlıyor. Şirket sohbet botuna şimdiye kadar eklediği özelliklerle hedefi doğrultusunda uygun adımlarla ilerliyor. Bunun en önemli kısımlarından biri de geçen ay kullanıma sunulan ChatGPT Work oldu. Bu özellik yapay zeka ajanlarını yazılımcıların kullandığı araçlar olmaktan çıkarıp, beyaz yakalıların işlerine taşıyor. Sunulan hizmet; e-posta, Slack, Notion ve Figma gibi araçlara bağlanarak çok adımlı görevleri kendi başına yapabiliyor.

Temel Kullanıcıların Alışması Daha Kolay
Yazılımcılar komut satırına ve kodlama ajanlarına alışkın, fakat daha geniş kullanıcı kitlesi basit arayüzlere ve yönlendirmeye ihtiyaç duyuyor. ChatGPT Work bu nedenle projeler ve eklentiler için daha görünür bir seçenek. Ayrıca web üzerinden erişilmesi, kolay ve sade bir kullanım deneyimi sunması da avantajlı. ChatGPT Work gerçekten de esneklik sunuyor. Mesela farklı kaynaklardan verileri bir araya getiriyor, metrik raporları hazırlayabiliyor, tabloları araçlara dönüştürüyor.

Her Şey Göründüğü Gibi de Değil
Ancak bu özelliğin önünde izinler, maliyet ve güven engeli var. Kullanıcıların ChatGPT Work için uygulamalara, e-postalara erişim izni vermesi lazım. Bu durum bir yandan insanların aklına “OpenAI’ya güvenebilir miyim? Verilerim ne olacak? Uygulamalarımdaki ve posta kutusundaki özel bilgilerim okunabilir mi?” şeklinde yüzlerce soru getiriyor. Tabii ki maliyeti de unutmamak lazım. 20 dolarlık abonelikte dört günde 80 milyondan fazla token kullanıldığı ve bunun 65 dolarlık maliyet oluşturduğu belirtildi. Yani ChatGPT Work’ün biraz daha pişmesi lazım.






