ABD Başkanı Donald Trump, Anthropic’i artık ulusal güvenlik tehdidi olarak görmediğini söyledi. Trump bir hafta önce farklı düşünebileceğini, ancak şirket yönetiminin yapıcı girişimlerde bulunduğunu belirtti. İşte detaylar…
Axios, Donald Trump ile bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda Donald Trump’a, Anthropic’i ve CEO Dario Amodei’yi ulusal güvenlik tehdidi olarak görüp görmediği sorulduğunda, “Şu anda değil, ama bir hafta önce belki” yanıtını verdi. ABD başkanı ayrıca Amodei ve şirket yönetiminin ihracat kontrolü talimatlarına ve kararlarına çok hızlı döndüklerini sözlerine ekledi. Trump ve diğer G7 liderleri, bu hafta Fransa’da düzenlenen zirvede teknoloji dünyasının önde gelen isimleriyle de bir araya geldi. Bu isimler arasında Dario Amodei de yer aldı.

Konuyla ilgili olarak Anthropic’ten de açıklama geldi. Yapay zeka devi, ABD yönetimiyle iş birliğini sürdürmek istediği vurguladı. Şirket sözcüsü, sürecin mümkün olan en kısa sürede çözülmesi için yönetimle çalışmaya devam ettiklerini ifade etti.

Neler Olmuştu?
ABD hükümeti ve Anthropic arasındaki gerilim, Trump yönetiminin Claude Fable 5 ve Mythos 5’e erişim yasağı getirmesiyle başladı. Hükümet yetkilileri, Pliny the Liberator nickli bir kullanıcının jailbreak yöntemiyle, Fable 5’ten tehlikeli bilgiler öğrendiği kanıt olarak göstermişti. Fakat bu durumun arkasında Amazon CEO’su Andy Jassy’nin olduğu ortaya çıktı. The Information ve The Wall Street Journal’a göre Jassy, Amazon araştırmacılarının Fable 5’in güvenlik önlemlerini aşarak saldırılarda kullanılabilecek hassas bilgilere ulaştığını bildirmiş.

Teknoloji Şirketleri Üzerinde Baskı Artabilir
Anthropic hakkındaki ulusal güvenlik tehdidi tartışması, gelişmiş yapay zeka modellerinin yalnızca teknoloji meselesi olarak görülmediğini bir kez daha gün yüzüne çıkardı. ABD yönetimi bilhassa güçlü modellerin farklı ülkeler tarafından nasıl kullanılabileceğine daha fazla odaklanıyor. Bu nedenle firmalar üzerindeki denetimin önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor. Anthropic örneği ise devletlerin yapay zekayı stratejik bir alan olarak değerlendirdiğini kanıtlıyor.






